Ocak 2010 iin arsiv

tatil planlaması

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 24th, 2010 | Kategori:: Genel
Gün/ Saat  

PAZARTESİ

 

SALI

 

ÇARŞAMBA

 

PERŞEMBE

 

CUMA

 

C.TESİ

 

PAZAR

9.00-9.40 MAT. KİMYA GEO. MAT KİMYA ——– ——
9.50-10.30 MAT. KİMYA GEO MAT KİMYA BİYO. MAT
10.40

11.20

İNG TARİH İNG İNG TARİH BİYO MAT
11.30

12.10

İNG TARİH İNG İNG TARİH DİL.ANL. EDEB.
12.10

14.10

SERBEST ZAMAN SERBEST

ZAMAN

SERBEST

ZAMAN

SERBEST

ZAMAN

SERBEST

ZAMAN

SERBEST

ZAMAN

SERBEST

ZAMAN

14.20

15.00

FİZİK BİYO. MAT FİZİK MAT GEO KİMYA
15.10 15.50 FİZİK BİYO MAT FİZİK MAT GEO KİMYA
16.00

18.00

SERBEST ZAMAN SERBEST ZAMAN SERBEST ZAMAN SERBEST ZAMAN SERBEST ZAMAN SERBEST ZAMAN SERBEST ZAMAN
18.10 18.50 DİL ANL. COGR. BİYO GEO COĞ. SAGLIK FİZİK
19.00 19.40 EDB. COGR BİYO GEO COG DİL. ANL FİZİK
19.50 20.30 EDB SAGL. KİTAP.

OKUMA

KİTAP.

OKUMA

KİTAP.

OKU.

KİTAP.

OKUMA

KİTAP.

OKUMA

 

Sevgili gençler Üniversite sınavlarında başarının temelleri lise 1 sınıf ta atılmaya başlar. Bu temel ne kadar sağlam ve sağlıklı olursa bundan sonra bunun üzerine ekleyeceğiniz bilgilerinizin o kadar sağlam ve sağlıklı olmasına katkıda bulunursunuz. Bu amaçla 15 günlük tatilinizi hem dinlenerek hem de görmüş olduğunuz konuları tekrar ederek geçirmek sizler için daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Sizi hedeflerinize ulaştırmak için ne kadar katkı sağlayabilirsem o kadar mutlu olacağım. Şimdiden planlı programlı sağlık dolu tatiller diliyorum. Lütfen ÜŞENMEYİN, ERTELEMEYİN, VAZGEÇMEYİN

Unutmayın;Sizin kendi hakkınızda ne düşündüğünüz, başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğünden çok daha önemlidir. SENECA

Mal kaybeden bir şey kaybetmemiştir. Onurunu kaybeden çok şey kaybetmiştir. Cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiştir. GOETHE

Batan güneş için ağlamayın. Yeniden doğduğunda ne yapacağına karar verin.

DALE CARNEGİE

Antremanların her dakikasından nefret ediyordum. Fakat kendi kendime “Vazgeçme!” dedim. Şimdi sıkıntı çek ve hayatının geri kalanını bir  şampiyon olarak yaşa.

Muhammed ALİ

Hepimiz hayatın zamanın kısalığından söz ederiz ama boşa geçen zamanı nasıl değerlendireceğimizi bilemeyiz.    SENECA   

Biz iki hırsız arasında  kendimizi feda ederiz.Düne ait üzüntüler ile yarına ait korkular.

G.Bermart Shaw

                                                                              22.01.2010

 

                                                                             SAİT ÖZDEMİR

                                                            DR.M. FEYYAZ ETİZ ANADOLU LİSESİ

                                                                UZMAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN


KARNE MAKALESİ

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 24th, 2010 | Kategori:: Genel

Karne ve okul başarısızlığı
  
 Degerlı Veliler.

Ailenin tutumu ve yetiştirme tarzı çocuğun okuldaki başarısını büyük oranda etkiliyor. Bu sebeple karnedekilerin sadece çocuğun değil, ailenin de notlarını ifade ediyor.

Karne başarısı çocuğun akademik alanda, yani ilerde eğitim anlamında başarısına işaret eder. Hayat başarısı ise kabaca, bir alanda meslek sahibi olmak, mesleğinde başarılı olmak, iyi sosyal ilişkiler kurmak olarak tarif edilebilir.  Okul notları çok iyi olmayan bir çocuk da bir çok meslek alanında çok başarılı olabilir, iyi bir aile kurabilir ve sosyal olarak çok popüler olabilir. Karne notları okullara göre çok değişkenlik gösterse de, yüksek olması çocuğun düzenli, sorumluluk sahibi olduğunu ve zekâsını da iyi kullanabildiğini gösterir.
Çocuklar için yaşıtları tarafından kabul edilmek, onlarla arkadaşlık kurmak ve duygusal alışverişte bulunmak gelişmeleri açısından çok önemlidir. İlköğretim döneminde çocuklar almış oldukları başarıyı lisede gösterememektedirler, Ilkögretımde teşekkür taktır alırken liseye başladıklarında ise düşük notlarla karşılaşmaktadırlar. 
 Anne-babaların bir kısmı karnede zayıf gelmesi nedeniyle endişeli olan çocuklarda kaygıyı gidermek yerine daha fazla tepki göstererek kaygı ve korkuyu pekiştirmektedirler. İlk kez alınan bir zayıf, çocuğun problem çözme becerilerini test edeceği, geliştireceği için faydalı etkileri bile olabilir. Ailenin nasıl çözüm bulunacağı konusunda çocuğa rehberlik etmesi faydalı olur. Öncelikle çocuğun duygularının ifade etmesine olanak verip, neler yaşadığının değerlendirilmesi gerekir. Aşırı koruyucu ve kollayıcı bir yaklaşım sorunun yok farz edilmesine neden olur.
  Başarısızlığın nedeninin çocukla birlikte değerlendirilip, başarısızlığın neden olduğunun onun anlaması sağlanmalı, çözüm yolları ile sorunun nasıl aşılacağı çocukla birlikte değerlendirilmelidir.
 Çocuğun başarılı olduğu alanlar vurgulanarak, bunu da başarabileceği belirtilebilir. Belli kapasiteleri nedeni ile çocuğun daha fazlasını yapamayacağı düşünülüyorsa, anne-baba sevgisinin karnedeki notlardan bağımsız olduğunun ifadesi çocuk için faydalı olur.
 Çocuklarımın okul başarısı nasıl artırılabilirım?
 Çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının yeterince sağlanması, sorumluluk duygusunun gelişmesinin desteklenmesi, ödevlerini düzenli yapmasının sağlanması, iyi davranışların ve notların ödüllendirilmesi başarının artmasına katkıda bulunur.
 Çocukların okul başarısında hangi aile yapıları olumlu, hangi tutumlar olumsuz etki yapar.
 Çocuk ve ergenin başarısını olumlu ve olumsuz yönde etkileyen üç tip aile yapısından bahsedilebilir. Olumsuz etki yaratan tutumlar açısından aile modelinin ilki aşırı kontrolcü ailelerdir. Bu tür aileler çocuğun diğer bütün davranış ve aktiviteleri gibi, ders çalışma süreçlerini de kontrol altında tutmaya çalışırlar ve çocuklarının her hangi bir işi tek başlarına yapabileceklerine inanmazlar. Çocuğun ödevlerini yaparken yanında durup, birçok ödevi birlikte yapar ve ödevin her şeyini denetlerler veya kendileri ders çalıştırmaya çalışırlar.
 Bu durum, çıkan problemleri takip edecek başka birilerinin olması nedeniyle çocukların sorumluluk duygusunu kazanmasını engelleyeceği gibi, tepki olarak derslerin savsaklanmasına da yol açar. Çocukların kişilik gelişimine de bu sorun yansıyarak kendine güvensiz yapıların gelişmesine neden olur.
  Olumsuz etki yaratan tutumlar açısından aile modelinin ikincisi aşırı koruyucu aile yapısıdır. Bu aileler çocukları ile aşırı ilgili olup, onlara görev vermeyerek ve onların yüklenecekleri işleri kendileri üstlenerek çocukları daha mutlu edeceklerini düşünürler.
 Çocuklarına ödev yapma ve ders çalışma sorumluluğu vermediklerinden sorumluluk duygusunu kazanmalarını engeller ve tembelleşmelerine neden olurlar. Bu durum aynı aşırı

                                                        1

Kontrolcü ailelerdeki gibi çocukların kişilik gelişimine yansıyarak kendine güvensiz yapıların

Gelişmesine neden olur.
 Çocuk ve ergenin sağlıklı ruhsal yapılar geliştirmesinde olumlu rol oynayan aile modeli destekleyici ailedir. Bu tür aileler küçük yaşlardan itibaren çocuğa yapabilecekleri görevleri verir, bunları yaptıklarında da olumlu pekiştirici söz ve tutumlarla pozitif ve olumlu davranışların ortaya çıkmasına katkıda bulunurlar.
 Çocuğu aşırı kontrol etmez, yapamadıkları zaman ise hemen yardım etmektense kendi kendilerine bir çözüm bulmalarını sağlayarak çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesine olanak tanırlar. Çocuğunu kontrol ederken sorumluluklarını hatırlatan destekleyici ve dengeleyici bir davranış gösterirler. Kendilerine güvenildiğinin, kendi başına başarabileceği, yapabileceği duygusunun çocuğa verilmesi çocuğun kendine güven duygusunun gelişmesine katkıda bulunur.
 
 Çocukların okul başarısında etkili olan diğer faktörler nelerdir?
 Çocukların okul başarısında etken olan diğer önemli faktör içinde bulunduğu gelişim dönemidir. Ergenlik dönemi özellikle sosyal ve arkadaşlık uğraşlarının öne çıktığı, ilgi alanlarının geçici olarak başka alanlara kayabildiği normal bir gelişim dönemidir.
 Bu dönemde sağlıklı ve uyumu iyi olan bir çocuk bile okulda başarısızlık gösterebilmektedir. Ancak genellikle ergenler tamamen normal ve sağlıklı olan bu uyum sürecinden sonra kısa sürede toparlanarak okul ile ilgili sorumluluklarını yüklenmekte ve kendilerine uyan performansı yakalayabilmektedirler.
 Okul dönemi boyunca bazı sınıflarda çocukların uyumda zorlanmaları ve her zaman gösterdikleri başarının altına düşmeleri sık görülür. Bu dönemler ilköğretimin birinci ve altıncı sınıfları olup, birinci sınıfta yeni bir ortama uyum sağlama, arkadaşlarına ve öğretmenine alışmaya çalışma, altıncı sınıfta birden fazla öğretmenle ders yapma ve bazen yeni arkadaşlarla tanışma söz konusu olmaktadır.
   Çocuklarda okula başlangıçtan itibaren ders başarısızlığı gözlenmesi durumunda öğrenmeyi etkileyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlüğü olup olmadığının belirlenmesi önemlidir.
 Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çok sık karşılaşılan gelişimsel bir bozukluk olup, bu durumda olan çocuklar normal ya da normalin üzerinde zeka düzeyleri olduğu halde dikkat sürelerinin kısalığı nedeniyle dersleri uzun süre izleyememekte, ödevleri yapmada zorlanmaktadırlar.
   Başarısızlığın tek sorumlusu çocuklar mıdır, aile ve öğretmen nasıl diyalog kurmalı?
 Yukarıda bahsedildiği gibi ailenin de başarıda çok önemli rolü vardır. Anne-babanın eğitim yılı içinde okul ve öğretmen ile yeterince işbirliği yapması, çocuğun sınıf içindeki düzeyini öğrenmesi, çocuğun derse ilgisini, ödev yapmasını izlemesi gereklidir.
  Toplantılara düzenli katılmak, öğretmen çağırdığında derhal okula gitmek, verilen önerileri uygulamak tüm yıl boyunca gereklidir. Bu görevin sadece anne ya da sadece baba tarafından değil, ortaklaşa yapılması da sorumlulukların anne-baba tarafından birlikte paylaşılması açısından önemlidir. Buna karşın, gerekli olmadığı halde sık sık okula gitmek, öğretmenle görüşme talebinde bulunmak öğretmenlerle olumsuz ilişki gelişmesine neden olabilir.
                                                   

                                                                                               SAIT OZDEMIR

                                                                             UZMAN PSIKOLOJIK DANIŞMAN


YGS-LYS

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 18th, 2010 | Kategori:: Genel

Başvuruları 18 Ocak-12 Şubat tarihleri arasında yapılacak birinci aşama sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kılavuzunda, hangi bölümler için hangi puan türlerinin esas alınacağı belirlendi. Bundan önceki uygulamada “Sözel´, “Sayısal´ ve “Eşit Ağırlıklı´ olarak belirlenen puan türleri, yeni sistemde YGS´de toplam 6, Lisans Yerleştirme Sınavlarında (LYS) toplam 12 ayrı alt puan türü olarak düzenlendi.

Bu durumda 1. ve 2. aşama sınavlarda toplam 18 ayrı puan türü olacak. YGS´de Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerinin her birinden 40´ar olmak üzere toplam 160 soru yöneltilecek. YGS puanları hesaplanırken, her bir testin ağırlığının farklı olduğu YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6 puan türleri hesaplanacak. YGS´nin alt puan türleri eski sistemle karşılaştırıldığında, YGS-1 ve YGS-2 “Sayısal´, YGS-3 ve YGS-4 “Sözel´, YGS-5 ve YGS-6 da “Eşit Ağırlıklı´ puan türlerine karşılık geliyor.
İŞTE PUAN TÜRLERİ VE TESTLER

YGS´deki puan türleri, kapsadığı testler ve puan türünün hesaplanmasında baz alınacak test yüzdeleri şöyle: YGS-1: Temel Matematik (Yüzde 40), Fen Bilimleri (Yüzde 30), Türkçe (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10), YGS-2: Fen Bilimleri (Yüzde 40) ve Temel Matematik (Yüzde 30), Türkçe (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10), YGS-3: Türkçe (Yüzde 40), Sosyal Bilimler (Yüzde 30), Temel Matematik (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10), YGS-4: Sosyal Bilimler (Yüzde 40), Türkçe (Yüzde 30), Temel Matematik (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10), YGS-5: Türkçe (Yüzde 37), Temel Matematik (Yüzde 33), Sosyal Bilimler (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10), YGS-6: Temel Matematik (Yüzde 37), Türkçe (Yüzde 33), Fen Bilimleri (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10).

YGS ile girilebilecek önlisans programları

YGS için belirlenen puan türlerinin her biriyle girilebilecek yükseköğretim programları farklı olacak.

YGS-1 puan türüyle ön lisans programları olan Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Teknolojisi, Elektronik Teknolojisi, Harita ve Kadastro, İnşaat Teknolojisi, Makina, Mekatronik, Otomotiv Teknolojisi;

YGS-2 ile Ağız ve Diş Sağlığı, Anestezi, Boya Teknolojisi, Çevre Sağlığı, Kağıt Teknolojisi, Kimya Teknolojisi, Maden Teknolojisi;

YGS-3 ile Basın ve Yayıncılık, Adalet, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik;

YGS-4 ile Aşçılık, Büro Hizmetleri ve Yönetici Asistanlığı, Çocuk Gelişimi, Geleneksel El Sanatları, Görsel İletişim, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Turizm Animasyonu, Marka İletişimi;

YGS-5 ile Basım ve Yayın Teknolojileri, Emlak ve Emlak Yönetimi, İkram Hizmetleri, Kooperatifçilik, Kuyumculuk ve Takı Tasarımı, Mimari Restorasyon, Otobüs Kaptanlığı, Posta Hizmetleri, Turizm ve Seyahat Hizmetleri;

YGS-6 ile Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgi Yönetimi, Çay Eksperliği, Deniz ve Liman İşletmeciliği, İnsan Kaynakları Yönetimi, Tapu ve Kadastro, Ormancılık ve Orman Ürünleri, Pazarlama gibi bölümlere girilebilecek.

LYS puanlarına göre lisans programları

MF-1: İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Matematik Öğretmenliği, Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Astronomi ve Uzay Bilimleri programları.

MF-2: Fen Programları, Biyoloji, Biyoloji Öğretmenliği, Fizik, Fen Bilgisi Öğretmenliği, Kimya programları.

MF-3: Tıp, Eczacılık, Veteriner, Ebelik, Hemşirelik, Beslenme ve Diyetetik, Biyokimya, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Genetik ve Biyomühendislik, Moleküler Biyoloji ve Genetik.

MF-4: Bilgisayar, Bilişim Sistemleri, Elektrik, Elektronik, Endüstri, Balıkçılık Teknolojisi Mühendislikleri, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı, Biyomedikal, Çevre, Uçak, Deri Mühendislikleri, Peyzaj Mimarlığı, Orman Mühendisliği, Otomotiv, Nükleer Enerji, Kimya, Tekstil, Yazılım ve Uzay Mühendislikleri.

TM-1: Ekonomi, İktisat, Maliye, Muhasebe ve Finans Yönetimi, Bankacılık ve Finansman, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, İnsan Kaynakları Yönetimi programları.

TM-2: Hukuk, Sınıf Öğretmenliği, Kamu Yönetimi, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Avrupa Birliği İlişkileri programları.

TM-3: Arkeoloji, Antropoloji, Çocuk Gelişimi, Felsefe Grubu Öğretmenliği, Psikoloji, Sosyoloji.

TS-1: Coğrafya, Sosyal Bilgiler Öğretmenlikleri, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Medya ve İletişim; Radyo, Sinema ve Televizyon programları.

TS-2: Tarih, Tarih Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği, Sanat Yönetimi.

DİL-1: Dil puan türlerinde ise genellikle İngilizce, Almanca ve Fransızca ile ilgili bölümler.

DİL-2: Batı dilleri ile ilgili bölümler.

DİL-3:Doğu dilleri ile ilgili bölümler, bu puan türüyle öğrenci alacak.

YGS ile girilebilecek lisans programları

Kimya Öğretmenliği YGS-2, Okul Öncesi Öğretmenliği YGS-5; Özel Eğitim Öğretmenliği, Zihin Engelliler Öğretmenliği, Din Kültürü Öğretmenliği, Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği, İlahiyat YGS-4; Üstün Zekalılar Öğretmenliği, İşletme Bilgi Yönetimi (Yüksekokul), İnsan Kaynakları Yönetimi programlarına YGS-6 puan türüyle öğrenci yerleştirilecek.

aktifhaber


ÜNİVERSİTEYE HAZIRLANAN ÖĞRENCİLERDEN ANNE VE BABALARA MEKTUP

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 14th, 2010 | Kategori:: Genel

Anladığım kadarıyla beni yaşama katmanız uzun bir süreçti. Yaşadığınız bu süreç içerisinde bir çok acılarınız olduğuna eminim. Bunun zorluğunu anne ve baba olmayanların anlayabileceğinin güç olduğunun da farkındayım. Bunları şu an neden size aktardığımı net olarak bilmiyorum Ancak bildiğim tek şey yaşadığım zamanların en güzel çağlar olduğu.Sözü getireceğim nokta üniversite sınavı. Yaşadığım coğrafya, bu yaşımda bana bu zorluğu dayatmakta ve anladığım kadarıyla uygulanabilecek en iyi sistemlerden birisi bu. Ancak anlayamadığım; bu sınav sistemini kabullenmeme karşın, herkesin ve her olgunun anlaşılmaz biçimde üstüme gelmesidir. Sizlerin sorumluluğunda yaşayan biri olarak sizleri anlıyor ve saygı duyuyorum. Elimden geleni tüm deneyimsizliğime rağmen yapmaya çalışıyorum. Ama haykırdığım benim sizleri anladığım kadar sizlerin beni anlamaya çalışmamanızdır. Bu noktadaki nedenlerinizi anlayışla karşılıyor ve sıralıyorum; her şey senin için, biz okuyamadık, senin için çalışıyoruz, istediklerinin hepsi oluyor, neyin eksik?, üniversite okumazsan hiçbir şey olamazsın gibi duyarlı her anne ve babanın sıralayacağı ve çoğaltabileceği açıklamalar.Bir de beni dinlemenizi ve nedensiz açıklamalarımı sizlere aktarmak istiyorum.Sevgili anne, sevgili baba… Sizleri çok seviyorum. O kadar çok seviyorum ki, yanlışlarla dolu olan bu dünyayı bana sevdirdiniz. Renkleri görmemi ve insanları sevmeyi öğrettiniz. Her şeye rağmen o kadar keyifliyim ki, bunun için sizlere teşekkür ederim. Uykusuz gecelerimde başımda dönen melekler kadar saftınız. Hastalıklarımda titrediniz. Her şeyden önce beni düşündünüz. Bunlar bir kızgınlık değil. Biliyorum ki yarın yine aynı şekilde devam edecek, ama bana verdiğiniz terbiye karşısında dürüst olup, sorumluluklarını yerine getiren bir birey gibi davranmam gerekiyor. Bana öğretildiği gibi. Soruyorum anne, sen hangi tıp fakültesini bitirdin? Soruyorum baba, sen ODTÜ’nün hangi bölümünden mezunsun? Eleştirilerinize kendinizi sorgulamakla başlayın. Konum sahiplerine soruyorum; bitirdiğiniz bölümler mi sizi yaptığınız işlere yöneltti, yoksa para  kazanmanın mahkûmluğunda mı seçtiniz işlerinizi? Ve sizlere soruyorum milyonlarca işsiz üniversite mezunu. Benim şu anda çektiğim acıların karşılığı sizlerin yazgısını yakalamak mı olacak?
İyi niyetli olarak hepinizin beklentisi benim yükseköğrenim görmem. Bunun farkındayım ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Başarılı veya başarısız olabilirim. Beni bu güne kadar hep bu iki kavramla değerlendirdiniz. Beni anlayın. Yanımda olun. Yalnız kalmak istemiyorum. Sınav sonucunun o kadar önemli olmadığını hissettirin bana. Dünyada sarılacak başka değerlerin de olduğunu anlatın.
Üniversite öğrenimi görmeyi ben de istiyorum. Ancak ayakta kalabilmem için, üniversite öğreniminden geçmenin zorunlu olmadığını da biliyorum. Beni gücünüzden yoksun bırakmayın ve kendimi mutlu hissetmeme yardım edin.
Hatalarımın farkındayım. Çalışmalarımı erteleyebilirim. Tembellik yapabilirim ve çok anlamsız şeylerle uğraşabilirim. Genç yetişkinim ama aynı zamanda asla kaybolmayacak çocuk bir yüreğe sahibim. Hiçbir şeyin mükemmel olmadığının siz de farkındasınız. Gerçekleştiremediklerinizi bende aramayın. Farkına varın ve bazen de yapamayacağım veya yeterli olmadığımı anlayın. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın. Başkası gibi olabilme şansım sıfır. Yardımcı olmak istiyorsanız ilgi ve yeteneklerimi keşfedin. Bilmiyorum beni anladınız mı? Ama bunlar yaşadıklarım. Sizden farklı davranmanızı beklemiyorum. Sınavlara hazırlanma sürecini sizlerle karşı karşıya gelerek geçirmek çok sancılı. Anlamanız ve yanımda olmanız yeterli. Beni başıboş bırakın demiyorum. Öğrenimim gereken önlemleri alın. Ama yaşamın anlamını veya ayakta kalabilme cesaretini bu garip sınava bağlamadan.
Beklentilerinizin karşılığını iyi, onurlu, dürüst ve başkalarını düşünen bir insan olmak anlamında verebilmek dileğiyle…
İkinizi de çok seviyorum; bundan böyle de!


ANNE BABALAR ÇOCUKLARINIZIN GELECEGİ SİZİN ELLERİNİZDE

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 14th, 2010 | Kategori:: Genel

 Sevgili Anneler ve Babalar;

Günümüzde  çocuk yetiştirmenin zorluklarını  hepimiz biliyoruz.Anne olarak onun büyümesi için  saçınızı süpürge, yüreğinizi  beşik yaptınız.Babalar  çocuklarının ihtiyaçlarını sağlamak amacıyla yemeyip yedirdi giymeyip giydirdi gecesini gündüzüne kattı çalıştı.Çocuğunuzun büyük adam olması için çalışıp çabaladınız..Bütün bu çaba ve iyi niyetlerinize rağmen  çocuklarınızın beklediğiniz davranışları sergileyemediğine şahit oluyorsunuz..Bu durum karşısında endişeleniyor,şaşırıyor,kızıyoruz,kaygılanıyoruz sunuz.Neler olup bittiğini anlamaya çalışıyorsunuz..Onları ve olanları  anlamakta zorlanıyorsunuz.Ancak şunu da unutmamamız gerekir ki;ergisiyle doğrusuyla,hatasıyla sevabıyla başarısı ve başarısızlığı ile  onlar bizim çocuklarımız.

 Hiç kimse çocuğunun başarısız olmasını istemez. Herkes çocuğunu iyi yetiştirmek ister, onun başarılı olmasını ister. Ancak bu yetiştirme işlemini gerçekleştirirken çocuğumuza nasıl davranmanız onunla nasıl iletişim kurmamız gerektiği konusunda sıkıntılar yaşıyorsunuz.. Bu kitap sizlere hem teknik, hem de uygulamalı olarak çocuklarınızı nasıl yetiştirmeniz gerektiği ile ilgili olarak katkı sağlayacaktır. Her bölümün sonuna eklenen çözüm önerilerinin sizler içinde bir çözüm önerisi olacağını düşünüyorum.

İyi ve ruh sağlığı yerinde nesiller yetiştirmeniz dileğimle.


ANNE BABALAR COÇUKLARINIZIN GELECEGİ SİZİN ELLERİNİZDE.

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 10th, 2010 | Kategori:: Genel

 YENİ KİTAPIM ANNE& BABALAR ÇOCUKLARINIZIN  GELECEGİ SİZİN ELLERİNİZDEKİTABININ TANITIMI VE  İMZA GÜNÜNE ADANA TÜYAP KİTAP FUARINDA BEKLİYORUM.


Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 10th, 2010 | Kategori:: Genel

BİR YEMEK TARİFİ

 

Bir bardak dolusu gülümseme ile başlayın,

Bir kap dolusu dostluk ilave edin,

Bir tutam yumuşaklık ve biraz da nezaket tozu ile kabartın,

Bir kaşık ümit,

Bir büyük porsiyon yardımlaşma,

Çok miktarda ılım ve bir tutam alçakgönüllülük ile çırpın. Kuvvetlendirmek için de bir çorba kaşığı güvene

ihtiyacınız olacak.

 Bir sadakat kasesi içinde bir ölçü inanç, iki  ölçü aklı selim ve birkaç damla hoşgörüyü azar azar ilave ederek

 sevgi ile karıştırın.

iki kaşık gülücük, bir kaşık sabır ve bir tutam övgü ilave edin.

Şevk ile hiç durmadan karıştırın ve şükran ile tatlandırın.                    

                                                          Yemeğin adı mı?

                                                      İNSANLIK !!!


Konfüçyüs’ün sözlerinden

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 6th, 2010 | Kategori:: Genel
  • Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.
  •  
  • Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.
  •  
  • Aradığını bilmeyen bulduğunda anlayamaz.
  •  
  • Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.
  •  
  • Dal rüzgârı affetmiştir ama kırılmıştır bir kere.
  •  
  • İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.
  •  
  • Konuşmaya layık olanlarla konuşmazsanız, insan kaybedersiniz. Konuşmaya layık olmayanlarla konuşursanız, söz kaybedersiniz. Bilge olan kişi, insan kaybetmez, söz de kaybetmez.
  •  
  • Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
  •  
  • Karanlığa söveceğine, kalk bir mum yak.
  •  
  • Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.
  •  
  • Üstün insan, konuşmadan önce eyleme geçer ve sonra eylemine göre konuşur.
  •  
  • Bilgi özgüveni, özgüven ise gücü yaratır.
  •  
  • Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir
  •  
  • Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.
  •  
  • Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.
  •  
  • Bir milleti tutsak etmek isterseniz, onun müziğini çürütün.
  •  
  • Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunlaşmaz.
  •  
  • Faydalı insan odur ki boş durmayı sevmez, kişiliğini faydalı işlerle geliştirir.
  •  
  • Güçlü olan, sayıca kalabalık kitleler değil, eğitimli kitlelerdir.
  •  
  • İyi insanlar, olduğu gibi görünür, göründüğü gibi olur.
  •  
  • Fedakârlıklar, senden başkası bilmiyorsa değer taşır.
  •  
  • Kitleler cezalarla düzene sokulursa yozlaşmış olur, karizma ve nezaketle yönetilirse bilinçli ve dürüst olur.
  •  
  • Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.
  •  
  • Eğitimli insanın hedefi daima yüksek olur. Küçük işlerle küçük insanlar uğraşır.
  •  
  • Kendisini eleştirebilen insanlar doğruyu ve güzeli bulma konusunda daha şanslıdırlar.
  •  
  • İrade öyle değerli bir özelliktir ki bir ordu komutansız kalsa da kişi iradesinden yoksun kalamaz. İradeli insan davranışları tutarlı insandır.
  •  
  • İyi yönetici olmanın sırrı dört yanlıştan kaçınmak, beş doğruyu uygulamaktan geçer. Dört yanlış şunlardır: nasihat etmeden infaz etmek (gaddarlık); öğretmeden başarıyı ölçmek (kabalık), yönetimde gevşek olup sınırlar koymak (art niyet), özlük haklarının dağıtımında cimri davranmak (bürokrat olmak). Beş doğru ise şunlardır: müsrif olmadan eliaçık olmak; gocunmadan çalışmak; haris olmadan istek duymak; mağrur olmadan rahat davranmak; ürkütücü olmadan saygın olmak.

“Bir can var canımda o canı ara!Beden dağındaki o gizli mücevheri ara! Ey yürüyüp giden dost!Bütün gücünle ara! Ama dışarıda değil,aradığını kendi içinde ara! “Mevlana

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 6th, 2010 | Kategori:: Genel

ANNE & BABALAR ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİ SİZİN ELLERİNİZDE

Yazan: Sait Özdemir Tarih: Oca 4th, 2010 | Kategori:: Genel

Anne babalar çocukların geleceği sizin ellerinizde adlı eserde size faydalı olduğunu düşündüğüm bazı konuları çok yakında sizlerle paylaşacağım.