SİZCE MUTLULUK NEDİR.
Hiç düşündünüz mü?
Mutlu musunuz gerçekten…
Veya mutluluk nedir sizce?
İstediğiniz hayatı yaşayabiliyor musunuz?
Kaçınız hayaliniz olan işi yapıyorsunuz?
Hayatın günlük koşuşturması içinde kendinize ne kadar vakit ayırabiliyorsunuz?
Kitap okuyacak kadar “boş vaktiniz” kalıyor mu?
İstediğin okullara gitmek, istediğin bölümden mezun olmak mıdır mutluluk? Ev, araba, yat, kat sahibi olmak mıdır sizin için mutluluk… Türlü engellerin arasında, yapılması gereken ama bir türlü bitmeyen işlerin içinde, tamamlanması gereken hizmetler, ödenmemiş borçlar varken, insan neyin peşindedir. Sahi ne için yaşar insan?
Kıskançlıkların içinde, kötülerin, kötülüklerin içinde iyimser kalabilmek midir mutluluk.
İşinizi elinden almaya çalışan kıskanç arkadaşların arasında işinizi yapmaya çalışmak mıdır hayat… Bu hayatın içinde mücadeleden az yara alarak kurtulmak mıdır mutluluk?
Yüzünüz gülüyor ama içiniz ne diyor bu duruma. Arkanızdan demediğini bırakmayanlar, yüzünüze sahte tebessüm kondurduğunda içinizdeki fırtınayı dindirmek, mutluluk yolculuğunda işinize yarar mı?
Yapay sevgilerin, sahte dostlukların arasında can çekişirken insanlık, hangi insan gerçekten mutluluğu dibine kadar yaşar! Birisinin gözyaşı diğerini mutlu ederken mutluluk hangi gözyaşında gizlenmiş olabilir ki! Mutluluk bir amaç mı, bu amaca hangi yoldan gidilebilir? Kim nasıl tamamlar yolculuğunu?
Televizyon izlemek mi, yemek yemek mi, tuttuğunuz takımın oynadığı zor maçı kazanması mı yoksa! Yaşadığınız ve içinde ölmek istediğiniz, sevdiğiniz şehrin gelişmesi mi? Çok şükür “karnım doydu” diyebilmek mi mutluluk… Para biriktirmek mi, yatırım yapmak mı, emekli olmak mı yoksa… Sağlıklı olmak ve sağlıklı yaşamak mı mutluluk!
Bir işi elde etmek için çok istemek ve torpil gibi birincil gerekli bir sebepten dolayı “hayalini kurduğunuz” işi elde edememenin kahredici sıkıntısını tevekkül içinde kadere bağlayarak yok edebilir misiniz? Topu “kısmet”e atmak mutlu eder mi yani?
Anne-baba olmak başlı başına bir mutluluk belki de! Çocuğun güler yüzü mutlu etmeyi başarıyor, unutturuyor her şeyi! Çocuğun hastalığı unutturuyor dünyanın tüm dertlerini, kederlerini… Sanıyorsunuz ki; en büyük derttir başınızdaki… Peki, bir koşturmaca içerisinde çocuğunuzun büyüdüğünü bile görememek mutluluk oyununun neresindedir? Çocuğunuzla en son ne zaman güle oynaya koştunuz, parklarda sallandınız.
Hiç düşündünüz mü?

I needed to send you this little observation to finally thank you very much again just for the gorgeous tips you’ve featured in this case. This is simply extremely generous of people like you to present publicly exactly what many of us might have offered for sale as an e book to get some dough for their own end, most importantly considering that you might have tried it in case you wanted. These concepts in addition served to become a great way to recognize that other people have a similar passion just like my personal own to learn a whole lot more with regards to this matter. I am sure there are several more fun times ahead for those who view your blog post.